29 Aralık 2008 Pazartesi
18 Aralık 2008 Perşembe
POLEN



Bazı profesyonel arıcılar bal yanında polen ya da öncelikli olarak polen üreterek daha kazançlı arıcılık yapmaktadırlar. Yapılan çalışmalarda bal üretimine ek olarak yapılan polen üretiminin arıcının gelirinde yüzde 30 artışa neden olduğu bulunmuştur. Bu bakımdan, daha kazançlı bir arıcılık için arıcılarımızın polen üretimine geçmeleri teşvik ve tavsiye edilmelidir.
Polen, kovan giriş deliği önüne veya tabanına monte edilebilen polen tuzaklarının kullanılması ile üretilir. Polen tuzağı çekmecelerinde toplanan polen, her gün veya her iki günde bir alınarak; teknik olarak, sıcaklığı 40 dereceyi geçmeyen havalandırmalı kurutma dolaplarında veya basitçe, havalandırmalı, doğrudan güneş almayan sıcak bir yerde, kalınlığı 1 santimetreyi geçmeyecek şekilde serilerek ve zaman zaman karıştırılarak kurutulabilir. Kurutma ile polende bulunan yüksek nemin yüzde 7’ye düşürülmesi ve güvenle saklanması sağlanır. Kurutulan polen ince eleklerden geçirilerek ve basit bir üfleme sistemi ile temizlenir. Kurutulan ve temizlenen polen hava almayan cam kavanozlarda veya polietilen torbalarda saklanır. 1-4 hafta gibi kısa süreli saklamalarda normal oda sıcaklığının yeterli olmasına karşın uzun süreli ve ideal saklama ortamı 4-5 C’dır. Basit olarak günlük kullanılan bir buzdolabı bu ortamı sağlar. Polenin kurutulması ve temizlenmesine müteakip karbondioksit (CO2) uygulanmasına tabi tutulması polenin daha güvenli saklanmasına katkıda bulunur.Çoğu arıcı polen toplamanın koloni gelişimine ve sonuçta bal üretimine olumsuz etkide bulunduğunu düşünür. Oysa yapılan araştırmalar, polen toplanılan kolonilerdeki arıların bu açığı kapatmak için daha fazla çalıştıklarını ve sonuçta polen toplamaya rağmen koloninin gelişiminde ve de bal üretiminde ciddi bir olumsuzluğun olmadığını göstermiştir. Ancak, ekonomik bir polen üretimi için kolonilerin, bol polen üreten bitkilerin mevcut olduğu yerlerde bulundurulmaları, kolonilerin güçlü olması, yavru içermesi ve gerektiğinde şeker şurubu ile beslenmesi gereklidir. Uygun bir yerde bulunsalar bile zayıf ve yavru içermeyen koloniler yeterli polen toplayamazlar.
Polen, insan sağlığı ve beslenmesi yönünden gerekli tüm amino asitleri, vitaminleri, mineral ve diğer maddeleri bir denge içinde bulunduran doğadaki tek ve en zengin besindir. Bu yönüyle polen hem dünyada hem de ülkemizde; vücut direncinin arttırılması ve korunmasında, gelişme bozukluklarının düzenlemesinde, özellikle prostat ve karaciğer problemlerinin giderilmesinde sporcular, yetişkinler ve çocuklar tarafından kullanılmaktadır. Polenin sabahları kahvaltıdan önce aç karnına alınması tavsiye edilmektedir. Günlük doz kişiye ve vakaya göre değişmekle birlikte genel olarak; yetişkinler için 15-20 gram, 3-5 yaş arası çocuklar için 5-10 gram ve 6-12 yaş arası çocuklar için 10-15 gram olabilir.
Nadiren de görülse polenin bazı kişilerde alerjiye neden olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve bu durumda polen alımından vazgeçilmelidir.
Kaynak www.tarim.gov.tr
18 Kasım 2008 Salı
Balın Özellikleri

BALIN ÖZELLİKLERİ
Fiziksel özellikleri.Renk:Balın rengi, balı oluşturan maddelerin ışığı tutmasından oluşan optik bir özelliktir. Bal renkleri toplandığı çiçeklere ve bünyesindeki maddelere göre değişmektedir. Balın bünyesinde bulunan karotin, klorofil türevleri, ksantofil ve bazı renk maddelerinde etkisi olmaktadır. Balın ısıtılması ve depolanma şartları da balın renk değişimi üzerinde etkilidir.Özgül Ağırlığı: Sıcaklığa ve içindeki su miktarına bağlı olarak değişmekle birlikte, 20 santigrat derecede 1,4225 olmaktadır.
Fiziksel özellikleri.Renk:Balın rengi, balı oluşturan maddelerin ışığı tutmasından oluşan optik bir özelliktir. Bal renkleri toplandığı çiçeklere ve bünyesindeki maddelere göre değişmektedir. Balın bünyesinde bulunan karotin, klorofil türevleri, ksantofil ve bazı renk maddelerinde etkisi olmaktadır. Balın ısıtılması ve depolanma şartları da balın renk değişimi üzerinde etkilidir.Özgül Ağırlığı: Sıcaklığa ve içindeki su miktarına bağlı olarak değişmekle birlikte, 20 santigrat derecede 1,4225 olmaktadır.
Viskosite: Balın akışkanlığa karşı gösterdiği dirençtir.Viskosite balın birleşimine ve daha çok nem içeriğine bağlı bir özelliktir. Isıtılınca balın vizkositesi azalmakta ve akışkanlık kazanmaktadır.
Kırılma Oranı: Işığın madde içindeki hızının havadaki hızına oranı (Refraktir İndeks) olarak tanımlanmaktadır. Balın su içeriğini bulmada kullanılır.
Optik Sapma: Bal ışığı sağa veya sola kırmaktadır. Normal ballar polarize ışığı sola kırmaktadır. Salğı balları ve çay şekeri ( Sakkaroz) polarize ışığı sağa döndürmektedir. Balın bu özelliğinden yararlanarak salğı balı veya sakarozdan yapılmış yapay ballar tespit edilebilmektedir.
Higroskobik Özelliği: Havadan nem alma özelliği demekte olan bu özellik bizim gibi üreticiler için önemlidir. Balın havadan nem alması özel yapısına, şeker ve su içeriğine bağlıdır. Balın kalitesi dışında bu özelliği aynı zamanda balın kristalize ve fermente olması bakımından önem taşımaktadır. Havadaki nem oranı % 58 olduğu zaman baldaki nem oranı % 17,4 civarında olmaktadır. Bu değerden az nemli ortamlarda bal nem kaybetmekte bu oranın üstündeki değerlerde ortamdan nem almaktadır.
Biyolojik Özellikleri.Tat ve Koku: Bizim gibi üreticileri ve tüketicilerimizi ilgilendiren bir özelliktir. Bünyesindeki miktarı,şeker türleri, şeker türlerinin bir birlerine oranı ve nektarın toplandığı bitki türüne göre değişiklikler göstermektedir. Bala uygulanan çeşitli işlemler kokusunu ve tadını değiştirmektedir.
Şekerlenme: Balda bir çözeltidir sonuçta. Herhangi bir madde bakımından doymamış sınırın üzerinde olan çözeltiler kararsız çözeltiler olup, doymuş çözelti durumuna dönmek eğilimindedirler. Hepimiz biliyoruz ki, balda çeşitli şekerler bulunmaktadır. Doyma noktası üzerindeki glukoz, kristal hale geçerek balın şekerlenmesini sağlar. Şekerlenme glukoz şekeri ile ilgili bir olaydır. Bizim sorumunuz şekerlenmiş balların halkımız tarafından sahte bal sayılmasıdır. Bu durum da pazarlama ve üretici ile tüketiciyi karşı karşıya getirmektedir. Balın şekerlenme hızı fruktoz / glukoz ve glukoz / su oranına bağlıdır. Glukoz / su oranı 1,70 veya daha az olması balın geç şekerlenirken, bu oran 2,10’dan fazla olduğunda ballarımız çok kısa zamanda şekerlenmektedir. Balda fruktoz miktarı glukozdan fazladır.Fruktoz / glukoz oranı büyüdükçe balın şekerlenme eğilimi azalır. Olgunlaşmamış ballarda glukozadan daha fazla sakkaroz bulunduğundan şekerlenme daha yavaş olur.
Fermantasyon: Balın bozulduğunu gösterir. Balın bünyesindeki şekerlerden ve dayanıklı mayalardan kaynaklanmaktadır. Mayalar baldaki fruktoz ve glukoz şekerlerine etki ederek sonuçta alkol ve CO2 meydana gelmekte ve daha sonra alkol oksijenin etkisiyle asetik asit ve suya dönüşmektedir. Balın yapısı bozulmakta, ekşimektedir ve balın rengi açılmaktadır. Fermantasyona yol açan mayaların kaynağı çiçekler ve topraktır. Olgunlaşmış ballarda su oranı ve maya azdır. Biz üreticiler balları olgulaştıktan sonra hasat etmeliyiz. Genellikle önce ballarımız kristal hale geliyor sonradan fermantasyon olmaktadır. Bizler ballarımızın kristal olmasını geciktirmeli ve kristal hale gelmiş balları usulüne uygun olarak tekrar sıvı hale getirmeliyiz.
Kimyasal Özellikler.Balın kimyasal Analizleri özel aygıtlar, laboratuar malzemesi ve dikkatli ölçüm, test ve gözlem yapmayı gerektirir.Yapılan bal analizinde glukoz, fruktoz ve sakaroz başta olmak üzere baldaki çeşitli şekerler ile asitlik, diyastaz aktivitesi, HMF ve kül miktarı gibi özellikleri incelenir.
3 Kasım 2008 Pazartesi
ARILIK ZİYARETİ
Cumartesi kendi arılığımı kontrol ettikten sonra
Sayın Halil Bilen abimizin arılığına gittim
Halil beyin arılarına Maşallah diyelim son hız çalışıyor
Yavru ve mevcutları sorunsuz kışı cıkaracak düzeyde
2 Kasım 2008 Pazar
SONBAHARDA YAZDAN KALAN HAVA OLURSA
Cumartesi günü havanın güzel olmasını fırsat bilip

öncesine kadar gece ayazını yiyen kovanlar en küçükdeliği
bile propolisle kapatmışlardı şimdi havalandırma yapıyolar

Arılar artık kışa hazır tüm yavruyu bitirmiş
kışlıyacağı cıtalardaki balı oyup yavru alanı
acıyorlar

Üçüncü tur keklerinide yarıya getirmişler Kasım ayıda
sıcak geçerse hiç kek kalmaz benden bukadar kusura
bakmasınlar artık mart ayına kadar besleme bitti
30 Ekim 2008 Perşembe
21 Ekim 2008 Salı
20 Ekim 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)